Meyveler ve Sebzeler

LİMON

LİMONDAKİ ANTİOKSİDANLAR VE FAYDALARI

Limon fenollü bileşenleri, C ve E vitaminlerini, selenyum, çinko, karoten pigmentleri, limonin (limonenden farklı) ve diğer limonoidleri ile pektini de içine alan çok çeşitli antioksidan içerir. Antioksidanlar vücudumuzu serbest radikallerden korurlar.

 

1-Flavonoidler:

Bunlar, sitrin, bioflavonoidler ve P vitamini olarakta adlandırılan suda çözünen bileşenlerdir. Faydaları

C vitamininin emilimini artırıp oksidasyonunu (paslanmayı) engeller. (Gerçek C vit.dozu ve kullanımı için ilgili başlığı tıklayınız.)

Yüksek miktarda alımı kalp hastalığı riskinin azalmasına yol açabilir.

-Süper flavonoidler, karaciğerde  LDL kolesterolü %40 cıvarında daha az oluşmasına neden olur.

-Kılcal damar duvarlarımızı güçlendirerek, daha iyi kan akışını sağlar.

-Böylece yüksek tansiyonu düşürücü özelliği vardır.

-Aynı zamanda kemik erimesini engelleyici etkisi vardır.

-Büyük enfeksiyonları önler, iltihap sökücü ve yatıştırıcı etkisi vardır.

-Kanserden koruyucudur. DNA hasarını engellemeye ve DNA onarımını arttırmaya yardımcı olur. 

-Limon kabuğunda bulunan kuarsetin, potansiyel olarak zararlı, ağır metalleri tuttuğu (kıskaçladığı)  böylelikle vücuttan atılmalarına yardımcı olur.

 2-Kumarinler:

Bazı kumarinler antioksidan içerdiğinden sağlığımız için faydalıdır. Dejenarif hastalıkları ve kanseri engellemeye yardımcı olurlar.

Bazı psoralenler problem yaratabilir. Fitotoksisitiye neden olabilir. Işığa duyarlı bir reaksiyondan kendinizi koruyabilirsiniz. Limon yağı içeren bir ürünle masaj yapıldığında 12 saat güneş ışığından kaçının. Limon rendelediğinizde elinizi yıkayınız.(Elleri limonla oğuşturmak güneş görmüyecekse hiçbir sorun olmadığı gibi yararı bile olur.)

UYGULAMA: Her gün 1 adt. Limon kabuğunu sünger dokusuyla aç karnına yemeli. 1-3 adt. arasında da limon suyunu suyla karıştırarak içilebilir. Salatalara elma sirkesi ile birlikte limon  daha yararlıdır.

  Limon suyu salatalara sıkılarak mide asit azlığı çekenlerin sorununu da gidermiş olur. Yoğun asidik yapısı ile sindirimin sağlıklı gerçekleşmesini sağlar.

   Dokularımızın alkali olması yönünde, serbest radikalleri temizler .

Limonin

Limonin, özellikle limonun sünger dokusunda olmak üzere her yerinde bulunur. Hafif acı da olabilir. Limonnoidlerin akciğer, göğüs, cilt, ağız, mide, kolon kanserinde hücre çoğalmasını engellemeye yardımcı olur.

Yiyeceklerde ki diğer kanser karşıdı elamanlar vücutta kısa süre kalabilirken, limonin 24 saat kalarak daha etkin bir koruma sağlamaktadır.

İleriki yaşlarda yeterli asid üretimi düşen ya da yeterli gastrik asidi olmayan kişilerde sindirime yardımcı olur.

Limon içeriği sindirildikten sonra limon asitleri, suya ve karbondiokside metabolize edilir. Parçalanma sonucu bazlaşan minerallerini (Ca,Mg,Na,K,Fe) salıverirler. Bu haliyle başlangıçta kuvvetli asitken sindirimi hızlandırıcı ve tamamlayıcı özelliği vardır. Sindirimin sonunda vücudumuzu alkali yapma yönünde eğilim göstermektedir.

Çatlamış, kurumuş, sertleşmiş, pullanmış cilde limon suyu sürerek deriyi nemlendirme; yumuşatma, pürüzsüzleştirme yönünde tedavi edici özellik kazandırır.

Kalın bağırsakta bütirik asit üretimini arttırarak bağırsak kanseri ve iltihaplı bağırsak hastalıklarını önlemeye yardımcı olur.

Beta-glukuronidaz enzimini bastırarak östrojene duyarlı olan göğüs, prostat, yumurtalık ve kolon kanserini önlemeye yardımcı olur.

Limonen

Limonen limon yağının bileşiklerinden biridir. Kabuğunda vardır. Az miktarda suyuna da geçer.

Limonen yemek borusu kaplamasını örterek mide asitlerinin vereceği zarardan korur.

Mide, akciğer, karaciğer ve göğüs kanserlerinden sorumlu hücre bölünmesini önlüyebilir. Mide kanseri hücrelerinin apoptosisini (intiharı) destekler.

Sitrat 

Limonal olarak da bilinir. Limon yağının ikinci en büyük bileşenidir. Antimikrobiyal özelliği vardır. Asıl karaciğerde glukuronidasyon adı verilen vücutla istenmeyen, sağlığa zararlı maddelerin ( özellikle sebze ve yeşilliklerde zehirlerin) hormonların ve kanserojen maddelerin atılmasına yardımcı olur.

LİMONDAKİ LİFLERİN FAYDASI

Limon iki tip lif içerir. Hücre duvarını güçlendiren selüloz ve hücreleri birbirine bağlıyan pektin.

Limondaki selüloz: 

Sindirim sistemindeki suyu emer. Bu da dışkının daha hacimli ve daha az cıvık olmasını sağlar, böylelikle kabız ve ishalin önlenmesini sağlar.

Limondaki Pektinler:

Antioksidan özelliği vardır. Limonun kabuğu, sünger dokusu ve dilim duvarları pektin bakımından zengindir. Çözünen pektinin %90 ı kalın bağırsaktaki milyonlarca iyi bakteri tarafından fermente edilerek bütirik asit ve diğer kısa zincirli yağ asitlerini serbest bırakır. Bu asitlerin yaptığı görevler:

1-Alüminyum ve kurşun gibi zehirli ağır metallerin bağırsakta  atılımıı destekler.(Bu amaçla Rusya da reçeteye yazılmaktadır.)

2-Bağırsaklardan kalsiyum ,mağnezyum ve diğer minerallerin emilmesine yardımcı olur.

3-Bağırsaktan kolesterolün emilimini azaltır.

4-Karaciğer tarafından kolesterol üretilmesini azaltır. Hdl (iyi) kolesterol oranını arttırır. (Kolesterol aldatmacısına bakınız) 

(Bakınız:https://www.facebook.com/groups/1432253813659587/files/5- Bağırsaktaki kanser hücrelerinin ölümünü (intihar)destekler. )

6-Obeziteyle mücadele eder:

-Pektin sindirim kanalında bir jel oluşturur. Bu jel trigliserid yağları temizler, emilimlerini azaltır. Tokluğu da arttırmış olur.

-Pektin ve limon asitleri glisemik içeriği yüksek bir öğünden sonra belirli ölçülerde şekerin emilimini azaltır. Böylece kan şekerinin ani yükselişi ve sonra ani düşüşünü engellemiş olur. Aşırı yemek yemeyi engellemiş olur.

-Yeterli C vitaminine sahip olanlar, olmayanlara göre egzersiz sırasında  %30 daha fazla yağ yakarlar. 

-Mide asit azlığı bazı kişilerde ve her 60 yaşını geçenlerin %50 sinde vardır.Kimilerinde asit giderici ilaçların yoğun kullanımından kaynaklanmaktadır. Bunun sonucunda pek çok besin maddesinin zayıf emilimine yol açar. Bu durumda aşırı yemeyi tetikler. Bu yüzden limon ve elma sirkesi tokluk verir.

-Yemeklerde limon ve sirke tüketmek kalsiyum, demir gibi minerallerin emilimini arttırır. (Aşırı sirke tüketmek vücuttan mağnezyumun yıkanmasına neden olabilir.) Proteinlerin sindirimini hızlandırarak, bundan enerji üretilmesine sağlar.

-Tamamen tuzsuz beslenenlerde midelerinde yeterince asit oluşamayacağı için de kilo vermeleri zorlaşır. Tuz mide asidi yapımında kullanılmaktadır.

-Bakterisi, enfeksiyonun, iltihaplanmanın, mide ülserinin, gastritin ve kanserin en büyük nedeni helikobakteri piloridir. Fazla asidin ülser yaptığı yanlış bir kanıdır. Mide asit azlığı bu bakterinin gelişimi için uygun ortamdır.

– İdrarın normal asid- alkali dengesi 4.5-9 arasında değişir. İdeali 40 yaş sonrası için 5.8-6.8; gençlerde 6-7.5 arasındadır. Fazla asidik olan bünyeler kilo vermekte zorlanır.

-Mide yanmasına karşı, bir bardak ılık suya bir yemek kaşığı limon suyu koyarak içiniz.

-Sirke tokluğu arttırır. Kalori yakılmasına yardımcı olur. Bir bardak suya bir-iki çorba kaşığı elma sirkesi koyarakta içilebilir.

(Diyabet tedavisine bakınız: 

https://www.facebook.com/groups/1432253813659587/ )

 Ne yapmalı? 

A -) Her gün 1-2 adt limonun kabuğunu (elma ısırır gibi) yemeli. İsterseniz limon kabuğunu  salatalara rendeliyerek bekletmeden tüketmeli. Tercihen sabah aç karnına limon kabuğu yemek daha yararlıdır.

 B -) 1/2 ya da 1/4 limon suyunu, bir bardak su ile karıştırarak gün boyu içiniz. Şeker hastaları yada 70 yaş üstü mide asit salgılanması az olma ihtimaline karşı yemektede limonlu su içebilirler.  

C -)Limonlu su içtikten ya da limon kabuğu yedikten hemen sonra dişlerinizi fırçalamayınız. Kuvvetli asidik etkisi ile (ph: 2.1) diş minesine zarar verebilir. Dişlerimizi duru suyla çalkaladıktan 30 dk. sonra, tükürüğümüz tekrar koruyucu tabaka oluşturur.

Tüketeceğiniz limon nasıl olmalı?

Pazardan alacağımız limon, kara limon denilen etli cinsi tercih edilmeli. Bulamazsanız yatak limonu denilen limon da olabilir. Ancak bunda dikkat edilmesi gereken noktalar var. Limonlar koruyucu pet ve mantar ilacına batırılmış ambalaj kağıdı ile sarılı olabilir. İlacı, limon kabuğu alır ama suyuna geçmez. Bunların kabuğu yenmemelidir.

Hasat edilen çoğu limona balmumu, bakteri ya da mantar öldürücü, koruyucu içeren su bazlı çözeltiler sıkılabilir ya da bunlara batırılır.

Bu yüzden alacağımız limon kara limon olmalı. Pazarlardan küçük üreticilerin kara limonu tercih edilmeli.

Kabuğunu yemeyi düşündüğünüz limonları da, bir litre suya 1 çay kaşığı yemeklik karbonat oranında, sulu karışımda 20-30 dk. bekletip temiz sert bir süngerle fırçalayıp, çok güzel yıkanmalıdır. (Tüm sebze ve meyveleri yıkama kuralı için linki tıklayınız. https://www.facebook.com/groups/1432253813659587/ )

Kışın bol olduğu dönemde, suyu sıkılan limon kabuklarını poşet içerisinde derin dondurucu da yaz sezonu tüketmek için saklayabilirsiniz. 

Halk Sağlığı Araştırmacısı

Ali Çerçel

https://www.facebook.com/groups/1432253813659587/

Kaynakça:

Dr.Penny Stanway

%d blogcu bunu beğendi: