Beslenme

Besin Seçimi

SEBZELER VE YEŞİL YAPRAKLILAR

(Özellikle otizmli çocuklara )

¥ Daha çok çiğ tüketilmelidir (salata tarzında). 

¥ Koyu yeşil yapraklılar K vitamini, kalsiyum ve magnezyumdan zengindir (kemik erimesinin önlenmesi!) ve ayrıca omega-3 yağ asidi içerir.

¥ Doğal yetiştikleri için yabani otlar (ebegümeci, kuzukulağı, ısırgan otu, semizotu, labada vb) mükemmeldir. 

¥ Semiz otu sebzeler içinde en önemli omega-3 kaynağıdır. 

¥ Havuç ve patlıcan da şeker içeriği yüksek olduğu için aşırı tüketilmemelidir.

¥ İdrar okzalat düzeyi yüksek olanlar okzalattan zengin gıdaları daha az tüketmelidirler (Bak ek 2)

¥ Ispanak, kırmızı turp, kırmızı lahana betain açısından zengindir; konuşmaya yardımcı olabilir. 

¥ Sebzeler ne kadar yeşilse o kadar klorofil içerir ve o kadar çok ağır metal ve toksin temizler.

¥ Her mevsimin sebzesi zamanında yenmelidir. 

¥ Brokoli, karnabahar, beyaz lahana, kırmızı lahana ve kara lahana gibi kükürtten zengin sebzeleri yiyerek ağır metal ve diğer toksinlerin temizlenmesine yardımcı olabilirsiniz.

¥ Patates kızartması kesinlikle yenmemelidir. Sebze yemeklerinin içine az miktarda patates konulabilir (yüksek şeker içeriği).

SARIMSAK-SOĞAN

ï Sarımsak: Hücreleri paslanmaktan koruyan (antioksidan) en önemli yiyeceklerden biridir. 

ï Her gün en az iki diş yenilmelidir. Sarımsağı ezin (yutmayın) ve en geç 1 saat içinde tüketin. 

ï Sarımsak haplarının kokusu yoktur, fakat doğal şekli kadar faydalı değildir.

ï Kükürtlü bileşikler içerdiği için aynı zamanda ağır metal boşaltımına da yardımcı oluyor. Kükürtlü amino asitler otizmlilerde genellikle düşük olmaktadır. 

ï Soğan da yüksek kükürt içeriği ile en az sarımsak kadar değerlidir. Her ikisinden de bol miktarda yenmelidir.

ï Fakat kükürt içeriği yüksek sebzeler, bağırsak mantarı olan otistiklerde mantar üremesini artırdığı için huzursuzluk ve saldırganlığa neden olabilir. 

MEYVELER

¥ Kayısı,  üzüm, muz, gibi şeker içeriği yüksek meyveler sınırlı yenmelidir. 

¥ Az şekerli meyveler (kivi, yaban mersini vb) daha çok yenilebilir (tazesi tercih edilmeli). 

¥ Elma, üzüm ve çilek gibi fenol içeren meyveler fazla tüketilmemelidir. 

¥ Meyve kurularının aşırı şeker içerdiklerinden mümkünse yenmemelidir. Ama yenilecekse küflü olmamasına dikkat edilmelidir.

ZEYTİN

Son derece sağlıklıdır. Fazla tuzlu ise tuzu çıkartıl-malıdır. Daha çok yeşil zeytin tercih edilmelidir.

BAKLAGİLLER

ï Sindirimi bozucu etkilerinden dolayı nohut, fasulye, mercimek, bezelye, börülce vb. gibi baklagiller haftada 2-3 kereden fazla yenmemelidir.

ï Baklagiller 8 saatte bir suyu değiştirilmek üzere 48 saat suda bekletilmeli ve ağır ateşte  (mümkünse güveçte) ya da düdüklü tencerede pişirilmelidir.

Soya

ï Söylendiği gibi sağlıklı bir yiyecek değildir. 

ï Protein sindirimini ve bağırsaktan kalsiyum, demir ve çinko emilimini azaltır (fitatlar). 

ï Tiroid hormonu sentezini bozar. 

ï Erken ergenlik belirtileri, otizm, kısırlık ve adet düzensizliklerine yol açabilir. Diğer zararlar;

ï D vitamini eksikliği

ï Osteoporoz

ï Hazımsızlık

ï Bağışıklık yetersizliği

ï Bunama

ï Kanser 

ï Kalp kası hastalığı

Soyanın Çin ve Japonya gibi yüksek nüfuslu Uzak doğu ülkelerinin, en fazla tercih ettiği gıda olduğu ve onların yaşam sürelerini uzattığı iddiaları çok eksik ve yanlıştır. 

Soyanın total kalori içindeki payı genellikle %5’i geçmez. Ayrıca Uzak Doğulular soyanın fermente ürünlerini (miso, soya salçası, natto, tempehvb) yerler. Soyanın fermantasyonu soyanın birçok olumsuz etkisini giderebilmektedir. 

Ama piyasada satılan ve yüzlerce yiyeceğin içinde bulunan soyanın (tofu , soya sütü, soya yoğurdu, soya dondurması, soya proteininden yapılmış salam, sosis gibi et çeşitleri) çoğu fermente değildir. Paketinin üzerinde açıkça yazmamasına karşın birçok hazır gıdanın içerisinde giydirilmiş olarak soya bulunmaktadır.

Başta hamileler, çocuklar ve kanserliler olmak üzere herkes soya preparatlarından uzak tutulmalıdırlar. Soya çok az yenilmeli, yenilecekse az miktarda fermente soya ürünü ya da soya filizi yenilmeli. 

KABUKLU KURUYEMİŞLER

Ceviz, fındık, ayçiçeği, kabak çekirdeği, badem vb. kuruyemişler yenilebilir.

Lif ve minerallerden zengindir. 

Ceviz omega-3 de içerir.

Günde 1-2 avuç kuru yemiş (50-100 gram kadar) oldukça yararlı. 

Kuruyemişler aşırı yenilmedikçe şişmanlatmaz.

ï Çiğ ve fazla tuzlu olamayanı tercih edilmeli. 

YAĞLAR

ï Yağ kısıtlaması vücut için zararlıdır. Mükemmel bir gıda olan anne sütünün kalorisinin %55’inden fazlası yağlardan gelir. Bu yağların büyük bölümünü doymuş yağlar ve kolesterol oluşturur. Sanılanın aksine yağı az, dolayısıyla şekeri fazla yiyecekler insanları daha çok acıktırır ve daha çok şişmanlatır! 

Margarin

ï Kimyasal bir ürün olup insan vücudunu yozlaştırır (içerdikleri trans yağ asitleri dejeneratiftir).

ï Son yıllarda bazı margarinlerde trans yağlar çıkartılmıştır. Onun yerine interesterifikasyon denilen ve yine zararlı olan bir yöntem kullanılmaya başlanmıştır. Margarinlerin kolesterol içermemeleri bir üstünlük değil zaaftır. Zaten bitkisel kaynaklı yağların hiçbiri kolesterol içermez. Kesinlikle yasaktır!

Tohumlu sıvı yağlar 

ï Ay çiçek yağı, pamuk yağı, mısırözü yağı, soya omega-6’dan zengin çoklu doymamış yağ asitleridir.  Omega-6/omega-3 dengesini, omega-6 lehine bozuyor. Sıcak presten çıkan bu yağlar, dokuları yıpratıcı (dejeneratif) trans yağlar özellikleri de var. Kullanılmamalı ya da çok az kullanılmalı.

Kanola ve fındık yağı yapı olarak zeytinyağına benzerler fakat sıcak preslenmiş yağlar (trans yağlar) olduğu için zararlıdır. (*)

Zeytinyağı

ï Halis sızma olanlar tercih edilmeli (soğukta donar). 

ï Salatalarda ve zeytinyağlı yemeklerde kullanılmalıdır. Bütün yemekleri zeytin yağla yapmak doğru değildir.

ï Riviera sıcak preslenmiş zeytinyağı olduğu için tercih edilmemelidir. (*)

Hayvani yağlar (doymuş yağlar)

ï Sıcağa en dayanıklı yağlardır. Trans yağ asitleri oranları düşüktür. Sıcak yemeklerde tercih edilmelidir. 

ï Tereyağı: Mükemmeldir. Mümkünse özgür otlayan hayvanların yağı(köy tereyağı) yenilmelidir.

ï Tereyağının piyasada sahtesi çoktur (margarin üzerine giydirilmiş). Sahtesi dışarıda bırakıldığında geç erir, bıçakta fazla leke bırakır.

Tereyağının yararları 

En iyi A vitamini kaynağıdır.

Yüksek oranda antioksidan (kolesterol, A vitamini, E vitamini ve selenyum) içerir. 

Konjügelinolenik asitten (CLA)zengin olup, antienflamatuvar, antialerjik, antikansorejenik ve şişmanlamayı azaltıcı etkileri vardır.

İyi bir iyot kaynağıdır. 

Diş çürükleri ve osteoporoz riskini azaltır. 

Lesitinden zengindir.

Urfa yağı

Tereyağı gibi yararlıdır. 

Kuyruk ve iç yağı

Tereyağı gibi yararlıdır.

Hindistan cevizi yağı 

Ülkemizde fazla bulunmaz ama faydalı bir yağdır. 

BALIKYAĞI

ï Hayat iksiri! Büyük ölçüde omega-3 yağ asidi içeriyor

ï Bebeğinden, hamilesinden, gencine ve yaşlısına kadar herkes kullanmalıdır.

ï Aktif madde (EPA+DEHA) olarak günde yaklaşık 1000mg kadar kullanılmalıdır. Müzmin depresyon, kalp ve romatizma hastalıklarında ve otizmde bu miktar hastanın kilosuna bağlı olarak hekim kontrolünde 3000-4000mg’a kadar çıkartılabilir. 

ï Balıkyağı şişmanlatmaz. Kolesterol ve trigliserit gibi yağları düşürür.  

ï Balıkyağı yaz-kış kullanılabilir. 

KIZARTMALAR

Vücut hücrelerini paslandırdığı için zararlıdırlar.

İllaki yenilecekse tereyağı veya zeytinyağı ile yapılmalıdır.

Kızartmaların zararlı etkilerini azaltmak istiyorsanız yanında sarımsaklı yoğurt ve yeşillik yiyin. 

Prof.Dr.Ahmet Aydın

Not: * Riviera ve fındık yağı 80 derece sıcaklıkta hamur haline getirilerek elde edilen yağ olduğu için ,içeriğindeki antioksidan ve vitaminleri kaybeder.Fakat bu yağların kaynama sıcaklığı 240-250 cıvarında olduğu için .Translaşmazlar.Çünkü tava sıcaklığı bile 180 derecedir.Zararlı yağ değildirler.Ama yararı da yoktur.Kanola yağı belli olgunluktaki kanola tohumlarından yapılırsa zararsızdır.Diğer durumda sağlımıza zararlı yağdır.Bunun ayarlanması ve takibi zor olduğu için tüketmemek gerekir.

**Tereyağ içeriğindeki proteinlerden dolayı kızartmaya uygun değildir.Kazainlerinden ve diğer protinlerinden temizlenmiş olan sade yağ yada urfa yağı kızartmaya uygundur.250 derece sıcaklığa dayanır.

Halk Sağlığı Araştırmacısı

Ali  Çerçel

Leave a Reply

%d blogcu bunu beğendi: